"compensatory" in Turkish
Definition
Kaybolan, eksik olan ya da yanlış giden bir durumu telafi etmek amacıyla sağlanan; dengeleyici.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki, tıbbi, finansal ve teknik bağlamlarda resmi olarak kullanılır. 'compensatory damages' (tazminat) ve 'compensatory time off' (fazla mesai yerine izin) gibi kalıplarda karşınıza çıkar. Eksikliği veya zararı dengeleyen anlamı öne çıkar.
Examples
He received compensatory pay after working overtime.
Fazla mesai yaptığı için **telafi edici** ücret aldı.
The court awarded her compensatory damages.
Mahkeme ona **telafi edici** tazminat verdi.
The company offers compensatory leave for weekend work.
Şirket, hafta sonu çalışmaları için **telafi edici** izin sunuyor.
That bonus was really just a compensatory gesture after last year's pay freeze.
O bonus aslında geçen yılki maaş dondurmasından sonra sadece **telafi edici** bir jestti.
Her compensatory skills made up for her lack of experience.
Onun **telafi edici** yetenekleri, deneyim eksikliğini kapattı.
He tried to use humor as a compensatory strategy when he felt nervous.
Sinirlendiğinde mizahı bir **telafi edici** strateji olarak kullanmaya çalıştı.