"compellingly" in Turkish
Definition
Bir şey dikkat çekici ve güçlü bir şekilde ikna edici biçimde sunulduğunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiilleri niteleyici bir zarftır; 'ikna edici biçimde konuşmak/yazmak' gibi. Resmî ve etkili anlatımlarda tercih edilir.
Examples
She told her story compellingly.
Hikayesini **ikna edici bir şekilde** anlattı.
He argued compellingly for change.
Değişim için **ikna edici bir şekilde** savundu.
The movie was told compellingly from start to finish.
Film baştan sona **etkileyici bir biçimde** anlatıldı.
She compellingly described what it was like to move to a new country.
Yeni bir ülkeye taşınmanın nasıl olduğunu **ikna edici bir şekilde** anlattı.
The lawyer spoke so compellingly that everyone listened in silence.
Avukat o kadar **ikna edici bir şekilde** konuştu ki herkes sessizce dinledi.
He writes so compellingly that it's hard to put the book down.
O kadar **etkileyici bir biçimde** yazıyor ki kitabı bırakmak zor.