"commingled" in Turkish
Definition
Farklı şeylerin bir araya gelerek karışmış veya birleşmiş olması anlamına gelir. Genellikle resmi veya teknik bağlamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yasal veya teknik yazılarda yer alır; günlük konuşmada 'karışmış' veya 'birleşmiş' denir. 'commingled waste', 'commingled funds' gibi kullanılır.
Examples
The chemicals were commingled in the container.
Kimyasallar kaptaki içinde **karışık** haldeydi.
Their funds were commingled during the project.
Proje sırasında fonları **birleşik** haldeydi.
Trash was commingled for recycling.
Geri dönüşüm için çöpler **karışık** toplandı.
When the two families moved in together, their belongings naturally commingled.
İki aile birlikte taşınınca eşyaları doğal olarak **karışık** hale geldi.
It's a problem when recyclable and regular waste get commingled.
Geri dönüştürülebilir ve normal atıklar **karışık** olduğunda bu bir sorundur.
After hours in the rain, my socks were so wet they felt like they had commingled with my shoes.
Saatlerce yağmurda kaldıktan sonra çoraplarım o kadar ıslandı ki ayakkabılarımla **birleşik** gibiydi.