"come to a head" in Turkish
Definition
Bir sorun ya da gerginliğin zamanla büyüyüp çözülmesinin veya bir eylemin şart olduğu kritik noktaya ulaşmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Sorunlar, krizler veya gerginliklerin kritik noktaya gelmesi için kullanılır; olumlu gelişmelerde kullanılmaz. Özellikle haberlerde veya iş hayatında sık görülür.
Examples
The argument finally came to a head and they had to talk honestly.
Tartışma sonunda **doruk noktasına ulaştı** ve açıkça konuşmak zorunda kaldılar.
Tension at work came to a head after the new rules were announced.
Yeni kurallar açıklandıktan sonra iş yerindeki gerginlik **kriz noktasına geldi**.
The problem with the pipes came to a head when water started leaking everywhere.
Boru ile ilgili sorun, su her yere sızmaya başladığında **doruk noktasına ulaştı**.
Things really came to a head last Friday when the boss lost his temper.
Geçen cuma günü patron sinirlenince işler gerçekten **doruk noktasına ulaştı**.
Their financial troubles came to a head, so they asked for help from family.
Maddi sıkıntıları **kriz noktasına gelince**, ailelerinden yardım istediler.
After months of ignoring it, the issue finally came to a head and they couldn't avoid it anymore.
Aylarca görmezden geldikten sonra sorun nihayet **doruk noktasına ulaştı** ve artık kaçınamadılar.