"combatant" in Turkish
Definition
Muharip, savaş ya da çatışmada aktif olarak savaşan kişidir; sadece askerleri değil, çatışmaya katılan herkesi kapsar.
Usage Notes (Turkish)
'Muharip' resmi ve hukuki bağlamda kullanılır; yalnızca asker değil, gerilla ve diğer savaşan grupları da kapsar. 'Sivil' ve 'savaş dışı' kişilerden ayrılır.
Examples
The combatant wore a helmet and armor.
**Muharip** kask ve zırh giymişti.
Each combatant was ready for the battle.
Her **muharip** savaşa hazırdı.
The treaty protects both civilian and combatant populations.
Antlaşma hem sivilleri hem de **muharip** nüfusları korur.
After years as a combatant, he found it hard to return to normal life.
Yıllarca **muharip** olduktan sonra normal hayata dönmek onun için zordu.
The two combatants circled each other, searching for an opening.
İki **muharip** birbirini turlayarak açık arıyordu.
Under international law, a combatant must follow rules even during war.
Uluslararası hukuka göre, bir **muharip** savaş sırasında bile kurallara uymalıdır.