"colliding" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla şeyin genellikle kazara şiddetle birbirine çarpmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel çarpışmalarda kullanılır ama fikirlerin çatışmasında da geçer ('colliding opinions'). 'Coinciding' (eşzamanlı olmak) ile karıştırmayın.
Examples
The two cars are colliding in the street.
İki araba sokakta **çarpışıyor**.
The players are colliding on the soccer field.
Oyuncular futbol sahasında **çarpışıyor**.
Two ideas are colliding in this debate.
Bu tartışmada iki fikir **çarpışıyor**.
Bumper cars are fun because you're always colliding with your friends.
Çarpışan arabalar eğlencelidir çünkü sürekli arkadaşlarınla **çarpışıyorsun**.
Planets and asteroids have been colliding in space for millions of years.
Gezegenler ve asteroitler milyonlarca yıldır uzayda **çarpışıyor**.
If you're not careful, your schedules will end up colliding too.
Dikkat etmezseniz, programlarınız da **çakışabilir**.