"coincidentally" in Turkish
Definition
Bir şeyin, önceden planlanmadan ve tamamen rastlantı sonucu aynı anda veya benzer şekilde gerçekleşmesi durumunda kullanılır; çoğunlukla sürpriz veya beklenmedik benzerlikler için.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle cümlenin başında, yorum olarak veya nötr/formal ortamlarda kullanılır. 'by coincidence' ile benzer kullanımı vardır. Planlı olaylarda kullanılmaz, şaşkınlık veya beklenmeyen benzerlik belirtmek içindir.
Examples
Coincidentally, we arrived at the same restaurant.
**Tesadüfen**, aynı restorana geldik.
I ran into my teacher coincidentally at the mall.
Öğretmenime AVM'de **tesadüfen** rastladım.
Coincidentally, they wore the same shirt to the party.
**Tesadüfen**, partide aynı gömleği giymişlerdi.
We were talking about her, and coincidentally, she called right then.
Onun hakkında konuşuyorduk ve **tesadüfen** tam o anda aradı.
I bought the same book coincidentally as my friend, without knowing it.
Arkadaşımla aynı kitabı, tamamen **tesadüfen**, bilmeden aldım.
I parked next to you, but only coincidentally—I didn’t see your car.
Arabanı görmedim, sadece **tesadüfen** yanına park ettim.