"clairvoyance" in Turkish
Definition
Uzakgörü, normal duyularla algılanamayan veya bilinemeyen şeyleri fark edebildiği ileri sürülen doğaüstü bir yetenektir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, edebi veya doğaüstü konuların konuşulduğu ortamlarda kullanılır. Sıradan sezgi veya 'önsezi'den farklı olarak, olağanüstü veya spritüel bilgi ima eder.
Examples
Some people claim to have clairvoyance and can see the future.
Bazı insanlar **uzakgörü** yeteneğine sahip olduklarını ve geleceği görebildiklerini iddia ederler.
Books often describe wizards with the gift of clairvoyance.
Kitaplarda genellikle büyücüler **uzakgörü** yeteneğiyle tasvir edilir.
She doubted the existence of clairvoyance, calling it impossible.
O, **uzakgörü** diye bir şeyin varlığından şüphe etti ve bunun imkânsız olduğunu söyledi.
He says his lucky guesses are really just clairvoyance in action.
Şanslı tahminlerinin aslında **uzakgörü** olduğunu söylüyor.
During the show, the magician amazed the crowd with his clairvoyance.
Gösteri sırasında sihirbaz **uzakgörü** yeteneğiyle seyircileri büyüledi.
She joked that her mother's clairvoyance was the reason she never got away with anything as a teenager.
Şaka yaptı ki annesinin **uzakgörü**sü sayesinde gençliğinde hiçbir şeyden kaçamamış.