"charmless" in Turkish
Definition
Hiçbir çekiciliği veya cazibesi olmayan; ilginç ya da hoş olmayan.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yerler, insanlar veya nesneler için kullanılır; 'charmless bina', 'charmless sunum' gibi. Çok olumsuz durumlardan ziyade, hoş olabilecekken çekici olmayan şeyleri anlatmak için uygundur.
Examples
The room looked very charmless and empty.
Oda çok **çekiciliği olmayan** ve boş görünüyordu.
He gave a charmless speech at the event.
Etkinlikte **çekiciliği olmayan** bir konuşma yaptı.
The town was pretty but the new buildings were charmless.
Kasaba güzeldi ama yeni binalar **çekiciliği olmayan**dı.
Everyone found the restaurant's décor old-fashioned and charmless.
Herkes restoranın dekorunu eski moda ve **çekiciliği olmayan** buldu.
She thought the movie was boring and completely charmless.
Filmi sıkıcı ve tamamen **çekiciliği olmayan** olarak düşündü.
For a luxury hotel, it's surprisingly charmless inside.
Lüks bir otel için içerisi şaşırtıcı derecede **çekiciliği olmayan**.