"chagrin" in Turkish
Definition
İşler beklediği gibi gitmediğinde hissedilen hayal kırıklığı veya mahcubiyet.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yazılı dilde sık geçer; gündelik konuşmada nadirdir. 'to one's chagrin' ifadesiyle kişisel bir hayal kırıklığı ya da utanç vurgulanır.
Examples
To his chagrin, his idea was rejected.
Onun **hayal kırıklığına** rağmen, fikri reddedildi.
She hid her chagrin with a smile.
O, gülümseyerek **mahcubiyetini** gizledi.
His chagrin was obvious when he lost the game.
Oyunu kaybedince **mahcubiyeti** belliydi.
Much to my chagrin, I realized I had worn mismatched shoes all day.
Büyük bir **mahcubiyetimle**, tüm gün farklı ayakkabılar giymiş olduğumu fark ettim.
He tried to laugh off his chagrin after forgetting his lines.
Sözlerini unuttuktan sonra, **mahcubiyetini** gülerek geçiştirmeye çalıştı.
To her chagrin, everyone arrived late to her party.
Onun **hayal kırıklığına** rağmen, herkes partisine geç geldi.