"censure" in Turkish
Definition
Bir kişi veya grubun davranışına yönelik resmi ve ciddi şekilde yapılan eleştiri veya kınama. Genellikle siyasi veya akademik ortamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Censure' kelimesi resmî ve ciddi ortamlarda kullanılır, özellikle resmi kurumlar tarafından yapılan eleştirilerde. 'Censor' (sansür uygulamak) ile karıştırmayın.
Examples
The president faced censure from the parliament.
Cumhurbaşkanı, parlamentodan **kınama** aldı.
The teacher’s actions brought censure from parents.
Öğretmenin davranışları velilerden **kınama** aldı.
He spoke despite the risk of official censure.
Resmi bir **kınama** riski olmasına rağmen konuştu.
The mayor was threatened with censure after the scandal.
Skandaldan sonra belediye başkanına **kınama** ile tehdit edildi.
Public censure can damage a politician’s reputation.
Kamuoyunun **kınaması** bir siyasetçinin itibarını zedeleyebilir.
The committee chose to censure the member for his dishonest statements.
Komite, üyenin dürüst olmayan sözleri için **kınama** kararı aldı.