Type any word!

"cede" in Turkish

devretmekbırakmak

Definition

Güç, kontrol, toprak veya hakları anlaşma ya da zorlamayla başka birine bırakmak ya da devretmek.

Usage Notes (Turkish)

‘Cede’ resmi ve genellikle hukuki, siyasi ortamlarda ('cede territory', 'cede control' gibi) kullanılır; günlük basit teslimlerde kullanılmaz.

Examples

The king agreed to cede the land after the war.

Kral, savaş sonrası toprağı **devretmeyi** kabul etti.

They refused to cede control of the company.

Şirketin kontrolünü **devretmeyi** reddettiler.

The country was forced to cede part of its territory.

Ülke, topraklarının bir kısmını **devretmek** zorunda kaldı.

Sometimes, politicians must cede ground to reach an agreement.

Bazen, politikacıların bir anlaşmaya varmak için **geri adım atması** gerekir.

He was reluctant to cede any of his responsibilities at work.

İş yerinde hiçbir sorumluluğunu **bırakmak** istemiyordu.

After long negotiations, the league agreed to cede some broadcasting rights.

Uzun süren görüşmelerin ardından lig bazı yayın haklarını **devretmeyi** kabul etti.