"ceaselessly" in Turkish
Definition
Hiç durmadan, aralıksız gerçekleşen durum ya da eylemleri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Formal ve edebi bir kullanımdır; genellikle bitmeyen, sürekli devam eden eylemler veya olaylar için tercih edilir. Günlük konuşmada 'sürekli', 'durmadan' gibi kelimeler daha yaygındır.
Examples
The rain fell ceaselessly all night.
Yağmur gece boyunca **aralıksız** yağdı.
She worked ceaselessly to finish the project.
Projeyi bitirmek için **aralıksız** çalıştı.
The clock ticks ceaselessly.
Saat **aralıksız** tıklıyor.
He ceaselessly searched for the truth, never giving up.
O, asla pes etmeden gerçeği **aralıksız** aradı.
The fans cheered ceaselessly throughout the game.
Taraftarlar maç boyunca **aralıksız** tezahürat yaptı.
Ideas flowed ceaselessly during their brainstorming session.
Beyin fırtınası oturumunda fikirler **aralıksız** aktı.