Type any word!

"cavaliere" in Turkish

şövalyecentilmen eşlikçionursal ünvan sahibi

Definition

‘Cavaliere’; atlı (özellikle tarihsel şövalye), onurlu ve kibar kişi veya birisine verilen onursal unvan demektir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tarihsel ve resmi durumlar için uygundur; şövalyelik, onursal ünvan veya centilmen anlamında kullanılır. 'Cowboy' ile karıştırılmamalı.

Examples

The cavaliere rode into town on a white horse.

**Şövalye** beyaz atıyla kasabaya girdi.

The king made him a cavaliere for his bravery.

Kral, cesaretinden dolayı ona **şövalye** unvanı verdi.

He acted as her cavaliere at the party.

O, partide onun **centilmen eşlikçisi** oldu.

Being a cavaliere meant following a strict code of honor.

**Şövalye** olmak, katı bir onur kodunu takip etmeyi gerektirirdi.

In Italy, a cavaliere title is a sign of great respect.

İtalya'da, **cavaliere** unvanı büyük bir saygı göstergesidir.

He opened the door for her like a real cavaliere.

Gerçek bir **centilmen** gibi onun için kapıyı açtı.