"carry along" in Turkish
Definition
Bir şeyi veya birini bir yerden başka bir yere yanınızda götürmek veya taşımak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik bir ifade olup hem nesneler hem de insanlar için kullanılır. "carry along a bag" (çantayı yanında götürmek), "carry the kids along" (çocukları beraber götürmek). Bazen mecazi olarak da kullanılabilir.
Examples
I always carry along my water bottle to school.
Okula her zaman su şişemi **yanımda götürürüm**.
Can you carry along an umbrella in case it rains?
Yağmur yağarsa diye bir şemsiye **yanında götürebilir misin**?
She likes to carry along her camera everywhere she goes.
O, nereye giderse gitsin kamerasını **yanında götürmeyi** sever.
I didn't mean to carry along so much stuff—my bag is so heavy now!
Bu kadar fazla eşyayı **yanımda götürmek** istememiştim—şimdi çantam çok ağır!
Whenever we travel, we carry along some snacks for the road.
Seyahat ettiğimizde her zaman yanımıza atıştırmalık **götürürüz**.
He loves to carry along his friends to big events—they always have a good time together.
Büyük etkinliklere arkadaşlarını **yanında götürmeyi** çok sever—birlikte her zaman çok eğlenirler.