"carfare" in Turkish
Definition
Otobüs, tramvay veya metro gibi toplu taşımada yolculuk yapmak için gereken para. Genellikle tek seferlik ücret anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde daha çok 'otobüs parası', 'metro parası' gibi terimler kullanılır. Sadece bir yolculukluk ücreti için kullanılır.
Examples
I need some carfare to take the bus.
Otobüse binmek için biraz **yol parası** lazım.
Do you have enough carfare for the subway?
Metroyla gitmek için yeterince **yol parası** var mı?
My mom gave me carfare for the trip.
Annem bana yolculuk için **yol parası** verdi.
Sorry, I can't go out tonight—I don't have any carfare.
Üzgünüm, bu akşam çıkamam—hiç **yol param** yok.
He had to walk home because he spent his carfare on snacks.
Atıştırmalık için **yol parasını** harcadığı için eve yürümek zorunda kaldı.
Back in the day, kids would save their lunch money for carfare.
Eskiden çocuklar, öğle yemeği paralarını **yol parası** için biriktirirdi.