Type any word!

"capacity" in Turkish

kapasite

Definition

Bir şeyin alabileceği ya da yapabileceği en yüksek miktar; ayrıca bir kişinin veya sistemin bir şeyi anlama, üretme ya da başa çıkma yeteneğidir.

Usage Notes (Turkish)

Özellikle teknik, iş ve günlük ifadelerde ('full capacity', 'storage capacity' gibi) yaygındır. 'Kapasite' genellikle üst sınır veya potansiyel anlamındadır; 'ability'den daha resmî ve sınır vurguludur.

Examples

This bottle has a capacity of one liter.

Bu şişenin **kapasitesi** bir litre.

The room is at full capacity.

Oda **tam kapasiteye** ulaştı.

She has the capacity to learn quickly.

O hızlı öğrenme **kapasitesine** sahip.

We're already near capacity, so hiring more people won't help unless we get more space.

Zaten neredeyse **kapasite**ye ulaştık, bu yüzden daha fazla alan olmadıkça yeni insan almak işe yaramaz.

I know you're upset, but I just don't have the capacity to deal with this right now.

Üzgün olduğunu biliyorum ama şu an bununla başa çıkacak **kapasitem** yok.

The server's capacity can't handle that much traffic during peak hours.

Sunucunun **kapasitesi** yoğun saatlerde bu kadar trafiği kaldıramıyor.