"can't stand" in Turkish
Definition
Bir şeyi veya birini o kadar sevmemek ki yanında olmak ya da katlanmak mümkün değil.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan; çok güçlü hoşlanmamayı belirtir. İnsanlar, davranışlar, sesler, yiyecekler vb. ile sıkça kullanılır. 'can't stand + isim/fiil-ing' şeklinde kullanılır. 'can't understand' veya 'can't withstand' ile karıştırmayın.
Examples
I can't stand spicy food.
Acı yemeklere **katlanamıyorum**.
She can't stand loud music.
O, yüksek sesli müziğe **katlanamıyor**.
They can't stand waiting in long lines.
Uzun kuyruklarda beklemeye **katlanamıyorlar**.
I can't stand how cold it gets here in winter.
Burada kışın bu kadar soğuk olmasına **katlanamıyorum**.
He can't stand people who lie.
Yalan söyleyen insanlara **katlanamıyor**.
Ugh, I can't stand Mondays.
Ah, pazartesilere **katlanamıyorum**.