"can't beat that" in Turkish
Definition
Bir şeyin daha iyisi olmadığını, en iyisi olduğunu belirtmek için kullanılır. Memnuniyet veya beğeni göstermek için söylenir.
Usage Notes (Turkish)
Çok gayriresmî bir ifadedir, iyi bir teklif, uygun fiyat veya lezzetli yemek gibi durumlarda sıkça kullanılır. Resmî yazılarda kullanılmaz.
Examples
Two pizzas for the price of one? Can't beat that!
İki pizzaya bir fiyat mı? **Bundan iyisi yok**!
This weather is perfect for a picnic. Can't beat that.
Bu hava piknik için mükemmel. **Daha iyisi olamaz**.
A free upgrade to first class? Can't beat that!
Birinci sınıfa ücretsiz yükseltme mi? **Bundan iyisi yok**!
After a long week, relaxing at home with a movie—can't beat that.
Uzun bir haftadan sonra evde film izleyerek dinlenmek—**bundan iyisi yok**.
This hotel gives you breakfast and free Wi-Fi—can't beat that.
Bu otelde kahvaltı ve ücretsiz Wi-Fi var—**bundan iyisi yok**.
Got the last ticket at half price—can't beat that!
Son bileti yarı fiyatına aldım—**bundan iyisi yok**!