Type any word!

"cajoled" in Turkish

tatlı dille ikna etmekkandırmak (tatlılıkla)

Definition

Birini tatlı sözler, iltifat ve nazikçe ısrar ederek bir şeyi yapmaya ikna etmek.

Usage Notes (Turkish)

Genelde yazılı veya resmi dilde kullanılır. 'into' ile kullanılarak birine bir şey yaptırmak için tatlı dille ikna edildiği anlatılır. 'Persuaded'dan daha yumuşak ve ince bir anlam taşır.

Examples

She cajoled her little brother into eating his vegetables.

Küçük erkek kardeşini sebze yemeye **tatlı dille ikna etti**.

The salesman cajoled me into buying a new phone I didn’t need.

Satıcı, ihtiyacım olmayan yeni bir telefonu almam için beni **tatlı dille ikna etti**.

They cajoled their parents into letting them stay up late.

Geç saatlere kadar kalmalarına izin vermesi için ailelerini **tatlı dille ikna ettiler**.

My friends cajoled me into trying rock climbing even though I was scared of heights.

Arkadaşlarım, yükseklik korkum olduğu hâlde beni kaya tırmanışı denemeye **tatlı dille ikna ettiler**.

He finally cajoled a confession out of his friend after hours of persuasion.

Saatlerce uğraştıktan sonra sonunda arkadaşından bir itirafı **tatlı dille** aldı.

The children cajoled their grandmother into baking them cookies with their adorable faces and hugs.

Çocuklar sevimli yüzleri ve sarılmalarıyla büyükannelerini kurabiye yapmaya **tatlı dille ikna ettiler**.