"butt into" in Turkish
Definition
Davet edilmeden bir sohbete ya da bir duruma müdahale etmek, genellikle istenmeyen bir davranıştır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi yazışmalarda kullanılmaz, günlük ve hafif olumsuz anlam taşır. 'laf yapmak' veya 'karışmak' genelde davetsizce, istenmeden yapılan müdahaleyi belirtir.
Examples
Please don't butt into our discussion.
Lütfen tartışmamıza **karışma**.
Kids shouldn't butt into adult conversations.
Çocuklar, yetişkinlerin sohbetlerine **karışmamalı**.
He always butts into my phone calls.
O, her zaman telefon görüşmelerime **karışıyor**.
Sorry to butt into, but I think you dropped this.
**Lafımı bölüyorum**, ama sanırım bunu düşürdünüz.
You shouldn’t just butt into other people’s arguments.
Başkalarının tartışmalarına öylece **karışmamalısın**.
Everyone gets annoyed when he butts into their business.
O, başkalarının işine **karışınca** herkes rahatsız olur.