"bureau" in Turkish
Definition
'Büro' hem belirli bir iş ile ilgili resmi daire ya da ofis, hem de çekmeceli eski tip dolap ve masa anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada 'büro' daha çok ofis anlamındadır; 'şifonyer' anlamı ise eski veya resmi bağlamlarda kullanılır. Hangi anlamın kastedildiği bağlama göre belirlenir.
Examples
She keeps her letters in the top drawer of the bureau.
Mektuplarını **şifonyer**in en üst çekmecesinde tutuyor.
He bought a wooden bureau for his room.
Odası için ahşap bir **şifonyer** aldı.
The travel bureau is closed on Sundays.
Seyahat **bürosu** pazar günleri kapalıdır.
You need to report that to the local bureau before they can issue the permit.
O izni verebilmeleri için önce yerel **büroya** başvurmanız gerekiyor.
My grandmother still calls that old dresser a bureau.
Büyükannem hâlâ o eski çekmeceli dolaba **büro** diyor.
He works for a government bureau, so the hiring process takes forever.
Bir devlet **bürosunda** çalışıyor, bu yüzden işe alım süreci çok uzun sürüyor.