Type any word!

"burbling" in Turkish

çağlamakşırıldamakneşeyle konuşmak

Definition

Genellikle akan suyun çıkardığı hafif, sürekli ses. Bazen de birinin neşeli şekilde konuşmasını anlatır.

Usage Notes (Turkish)

En çok su sesi için kullanılır ('burbling brook'). İnsanların neşeyle konuşmasını anlatırken de kullanılabilir. Resmi dilde kullanılmaz.

Examples

The small stream was burbling over the rocks.

Küçük dere taşların üzerinden **çağlıyordu**.

I heard water burbling in the kettle.

Çaydanlıkta suyun **çağladığını** duydum.

The baby was burbling happily in her crib.

Bebek beşiğinde mutlu bir şekilde **gevezelik ediyordu**.

The creek kept burbling all night after the rain.

Yağmurdan sonra dere gece boyunca **şırıldadı**.

She was burbling with excitement about her trip.

Gezisi hakkında heyecanla **neşeyle konuşuyordu**.

I could hear the guests burbling in the next room as the party started.

Parti başladığında yan odada misafirlerin **neşeyle konuştuğunu** duyuyordum.