Type any word!

"bulging" in Turkish

şişkinkabarık

Definition

Bir şeyin içi dolu olduğunda veya basınç nedeniyle dışarıya doğru çıkıntı yaptığı, şişkin bir durumu tanımlar. Genellikle yuvarlak ve şişkin görünen nesneler veya vücut bölümleri için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'bulging eyes', 'bulging pockets' gibi fiziksel, dışarıya doğru çıkıntı yapan şeyler için kullanılır. Duygu veya soyut kavramlar için uygun değildir.

Examples

His bag was bulging with books.

Çantası kitaplarla **şişkin** durumdaydı.

She had bulging eyes after staying up all night.

Bütün gece uyanık kaldıktan sonra gözleri **şişkin** olmuştu.

The wallet was bulging with money.

Cüzdan para ile **şişkin** haldeydi.

His muscles looked bulging under his tight shirt.

Kaslarının, dar gömleğin altında **şişkin** göründüğü belliydi.

The suitcase is so bulging it can barely close.

Bavul o kadar **şişkin** ki neredeyse kapanmıyor.

His pockets were bulging after he shopped at the market.

Pazardan alışveriş yaptıktan sonra cepleri **şişkinleşmişti**.