"budding" in Turkish
Definition
Henüz tam gelişmemiş, yeni gelişmeye ve potansiyel göstermeye başlayan kişi veya şeyler için kullanılır, genellikle yetenek, ilgi veya yeni bir kariyer alanında.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimlerin başında ('budding artist', 'budding romance') kullanılır. Henüz tam olarak gelişmemiş, potansiyeli başlangıç aşamasında olan durumları ifade eder.
Examples
She is a budding singer with a lot of talent.
O, çok yetenekli bir **gelişmekte olan** şarkıcı.
The garden is full of budding flowers in spring.
Bahçede ilkbaharda **yeni filizlenen** çiçekler dolu.
He’s a budding chef who loves to cook new dishes.
O, yeni yemekler yapmayı seven **gelişmekte olan** bir aşçı.
Many people noticed the budding friendship between them.
Birçok kişi aralarındaki **yeni filizlenen** dostluğu fark etti.
She’s just a budding writer, but her stories are already impressive.
O henüz **gelişmekte olan** bir yazar, ama hikayeleri şimdiden etkileyici.
Their budding romance quickly became the talk of the town.
Onların **yeni filizlenen** aşkı kısa sürede kasabada konuşulmaya başlandı.