Type any word!

"bucketful" in Turkish

bir kova dolusu

Definition

Bir kovayı tamamen dolduran miktar. Genellikle sıvılar veya kum gibi küçük şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada sıkça kullanılır, çoğunlukla 'bir kova dolusu su/ kum' gibi. Bazen mecazi olarak, 'bir kova dolusu kahkaha' şeklinde de geçebilir.

Examples

He carried a bucketful of water from the well.

Kuyudan bir **kova dolusu** su getirdi.

She poured a bucketful of sand into the box.

Kutuya bir **kova dolusu** kum döktü.

A single bucketful is enough for the plants.

Bir **kova dolusu** bitkiler için yeterli.

They brought back bucketfuls of apples from the orchard.

Bahçeden **kovalar dolusu** elma getirdiler.

After the party, we had bucketfuls of trash to clean up.

Partiden sonra **kovalar dolusu** çöpü temizlemek zorundaydık.

Kids love splashing each other with a bucketful at the beach.

Çocuklar sahilde birbirlerine **bir kova dolusu** su sıçratmayı çok severler.