Type any word!

"bubble" in Turkish

baloncukköpük (ekonomi, soyut)

Definition

Baloncuk, sıvının veya başka bir maddenin içinde oluşan küçük hava ya da gaz kürecikleridir. Ekonomi alanında ise, fiyatların gerçeğe aykırı biçimde yükseldiği dönem ya da kendine özgü, dışarıdan izole olmuş küçük dünya anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Sabun baloncuğu', 'hava baloncuğu', 'baloncuklanmak' gibi kullanım sık. Ekonomide 'konut balonu', 'teknoloji balonu' çok bilinir. 'Bir baloncukta yaşamak' dış dünyadan kopuk olmayı ifade eder.

Examples

The child blew a big bubble with soap.

Çocuk sabunla büyük bir **baloncuk** üfledi.

There is a bubble in my drink.

İçeceğimde bir **baloncuk** var.

Some people think the housing market is a bubble.

Bazı insanlar konut piyasasının bir **balon** olduğunu düşünüyor.

I was living in a bubble and had no idea what other people were dealing with.

Ben bir **baloncukta** yaşıyordum ve diğer insanların neler yaşadığından habersizdim.

When the sauce starts to bubble, turn the heat down.

Sos **baloncuklamaya** başlayınca ateşi kısın.

Everyone knew the tech bubble would burst sooner or later.

Herkes teknoloji **balonunun** er ya da geç patlayacağını biliyordu.