Type any word!

"breadwinner" in Turkish

eve ekmek getirenaile reisi

Definition

Ailenin geçimini sağlayan veya en çok parayı kazanan kişi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle ailede geçimi sağlayan ana kişi için kullanılır; 'sole breadwinner' sadece gelir getiren kişiyi anlatır. Cinsiyetten bağımsızdır; çocuklar veya bağımlılar için kullanılmaz.

Examples

My father was the breadwinner in our family.

Babam bizim ailede **eve ekmek getiren** kişiydi.

Now Maria is the only breadwinner at home.

Şimdi Maria evdeki tek **eve ekmek getiren** kişi.

A breadwinner provides for their family's needs.

Bir **eve ekmek getiren** ailenin ihtiyaçlarını karşılar.

After losing his job, he struggled with not being the breadwinner anymore.

İşini kaybettikten sonra artık **aile reisi** olmadığı için zorluk çekti.

More and more women are becoming the breadwinner in modern families.

Gittikçe daha fazla kadın, modern ailelerde **eve ekmek getiren** oluyor.

When Tom broke his leg, his wife became the temporary breadwinner.

Tom bacağını kırınca, eşi geçici **eve ekmek getiren** oldu.