"brasier" in Turkish
Definition
Kömür, odun veya mangal kömürü yakmak için büyük bir kap; genellikle dışarıda ısınmak veya yemek pişirmek için kullanılır. Ayrıca büyük ve parlak ateşi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
'Mangal' ve 'ateş çukuru' günlük konuşmada yaygındır; 'brasier' kelimesi teknik veya tarihsel anlatımlarda bulunur. 'Büyük ateş' olarak da kullanılır. 'Sütyen' (bra) ile karıştırmayınız.
Examples
The campers sat around the brasier to stay warm.
Kampçılar, ısınmak için **mangal**ın etrafında oturdular.
He cooked fish over a brasier in the backyard.
Arka bahçede balığı **mangal**da pişirdi.
Smoke from the brasier filled the room.
**Mangal**dan çıkan duman odayı doldurdu.
As the festival began, a huge brasier lit up the night sky.
Festival başladığında, büyük bir **ateş** gece gökyüzünü aydınlattı.
The old castle had a stone brasier burning in every hallway.
Eski kalenin her koridorunda bir taş **mangal** yanıyordu.
With the wind blowing, the brasier's flames danced wildly.
Rüzgar esince, **mangal**ın alevleri vahşice dans etti.