Type any word!

"braised" in Turkish

haşlanmış (yavaşça)sote edilmiş (yavaş ateşte, az sulu)

Definition

Yemek önce hafifçe kızartılır, ardından az miktarda sıvı ile yavaşça pişirilir. Bu yöntemde yemek yumuşak ve lezzetli olur.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle restoranlarda veya tariflerde kullanılır. 'braised beef' = 'haşlanmış/demlenmiş dana eti' gibi. Kaynatmak veya fırında pişirmekle aynı değildir.

Examples

The chef served braised chicken for dinner.

Şef akşam yemeği için **haşlanmış** tavuk servis etti.

She likes eating braised beef with vegetables.

O, sebzeli **haşlanmış** dana etini yemeyi seviyor.

I have never tried braised fish before.

Daha önce hiç **haşlanmış** balık denemedim.

That restaurant makes amazing braised short ribs that fall off the bone.

O restoranda inanılmaz **haşlanmış** kaburga yapıyorlar, et kemikten ayrılıyor.

During winter, I love having hot braised dishes—they warm you up inside.

Kışın, sıcak **haşlanmış** yemekler yemeyi seviyorum—içini ısıtıyor.

My grandmother’s braised pork recipe has been in our family for generations.

Büyükannemin **haşlanmış** domuz eti tarifi nesillerdir ailemizde.