"bow to" in Turkish
Definition
Saygı göstermek ya da selamlamak için vücudunu öne eğmek veya birine ya da bir şeye boyun eğmek.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel bir hareket (saygı için eğilmek) hem de 'bow to pressure' gibi baskıya boyun eğmek anlamında mecaz kullanılır. Her durumda kullanılabilir.
Examples
He bowed to the king when he entered the room.
Odaya girdiğinde krala **eğildi**.
Sometimes you must bow to new rules at work.
Bazen işteki yeni kurallara **boyun eğmek** zorunda kalırsın.
The performers all bowed to the audience after the show.
Gösteriden sonra tüm oyuncular seyircilere **eğildi**.
The company had to bow to public pressure and change its policy.
Şirket, kamuoyu baskısına **boyun eğmek** zorunda kaldı ve politikasını değiştirdi.
She refuses to bow to anyone, no matter what happens.
Ne olursa olsun kimseye **boyun eğmek** istemiyor.
Politicians often bow to the will of the people before elections.
Siyasetçiler seçimlerden önce genellikle halkın iradesine **boyun eğerler**.