Type any word!

"bounded" in Turkish

sınırlı

Definition

Bir şeyin belirli bir sınır veya çerçeve içinde yer aldığını ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'Sınırlı' çoğunlukla teknik veya akademik bağlamlarda geçer, örneğin 'sınırlı küme'. 'Bound' (gitmekte olan anlamında) ile karıştırmayın.

Examples

The field is bounded by a fence.

Alan bir çit ile **sınırlı**dır.

A bounded set has a maximum and a minimum value.

**Sınırlı** bir kümenin en yüksek ve en düşük değeri vardır.

The playground is bounded on all sides.

Oyun alanı her yönden **sınırlı**dır.

Her creativity is not bounded by traditional rules.

Onun yaratıcılığı geleneksel kurallar ile **sınırlı** değildir.

The river is bounded by steep cliffs on both sides.

Nehir iki yanında dik kayalıklarla **sınırlı**dır.

In this game, your moves are bounded by specific rules.

Bu oyunda hamlelerin belirli kurallarla **sınırlı**dır.