"bookman" in Turkish
Definition
Kitapları çok seven, edebiyat ve kitaplar hakkında bilgili ya da onları derinlemesine inceleyen kişidir; özellikle akademik veya uzman seviyesinde.
Usage Notes (Turkish)
Eski veya resmi bir kelimedir; günlük konuşmada nadiren görülür. Akademik ya da edebi alanlarda kullanılır; 'bookseller' (kitap satıcısı) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The old professor was a true bookman.
Yaşlı profesör gerçekten bir **kitapsever**di.
A bookman spends hours studying in the library.
Bir **kitapsever** kütüphanede saatlerce çalışır.
The museum was guided by a respected bookman.
Müze saygın bir **kitapsever** tarafından yönetiliyordu.
If anyone knows rare books, it's Tom—he's a total bookman.
Nadir kitapları bilen biri varsa, o Tom’dur—tam bir **kitapsever**dir.
Being a bookman means always searching for new stories to read.
**Kitapsever** olmak, sürekli yeni hikâyeler aramak demektir.
You can always spot a bookman—he loses track of time in any bookstore.
Bir **kitapsever**i kolayca anlarsın—herhangi bir kitabevinde zamanın farkında olmaz.