"boohooing" in Turkish
Definition
Çocuk gibi veya abartılı bir şekilde ağlamak, genellikle gereksiz yere aşırı tepki vermek anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan bir ifadedir; genellikle hafifçe alaycı, şakacı bir şekilde kullanılır. Gerçek üzüntü için değil, aşırıya kaçan ağlamalar için uygundur.
Examples
The baby started boohooing when his toy broke.
Bebek oyuncağı kırılınca **ağlayıp sızlamaya** başladı.
Stop boohooing and tell me what's wrong.
**Ağlayıp sızlanmayı** bırak da ne olduğunu söyle.
She was boohooing after watching that sad movie.
O üzücü filmi izledikten sonra **ağlayıp sızladı**.
He sat in the corner, boohooing like it was the end of the world.
O, köşede oturup sanki dünyanın sonuymuş gibi **ağlayıp sızlanıyordu**.
There’s no need for all this boohooing over a little mistake.
Küçük bir hata için bu kadar **ağlayıp sızlanmaya** gerek yok.
Everyone could hear his boohooing from the next room.
Yan odadan bile onun **ağlayıp sızlanması** duyuluyordu.