"boof" in Turkish
Definition
‘Boof’ kelimesi sarkastik ve iki anlamlıdır: rafting veya kayak sporunda, altından sörf yaparak engeli aşmak; uyuşturucu argosunda, bir maddeyi makattan almak.
Usage Notes (Turkish)
Çok gayriresmî ve argo bir ifadedir. Uyuşturucu bağlamında kaba ve uygunsuzdur. Spor anlamı teknik ve sadece ilgili camiada bilinir; anlamı tamamen bağlama göre değişir.
Examples
He learned how to boof over rocks while kayaking.
Kano yaparken kayalarda nasıl **boof** yapılacağını öğrendi.
It is not safe to boof any substance.
Herhangi bir maddeyi **boof** etmek güvenli değildir.
The kayaker did a strong boof to avoid getting stuck.
Kürekçi takılmamak için güçlü bir **boof** yaptı.
If you don't boof at the right moment, you'll flip the boat.
Doğru anda **boof** yapmazsan, tekne devrilir.
Some people joke about what happens if you accidentally boof salt water.
Bazıları yanlışlıkla tuzlu suyu **boof** edersen ne olacağı hakkında şaka yapar.
There's a whole debate online about the right way to boof during a big drop.
Büyük bir düşüşte doğru şekilde **boof** yapmanın yolu hakkında internette tartışma var.