"bonked" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi şaka yollu, hafifçe vurmak, çoğunlukla başa. Spor dalında ise enerjinin tamamen tükenmesidir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve espirili bir durum için uygundur. Ciddi yaralanmada kullanılmaz. Sporda ise tüm enerjinin tükendiği anı ifade eder.
Examples
He bonked his head on the door frame.
Kafasını kapı çerçevesine **hafifçe vurdu**.
I bonked during the marathon and had to stop.
Maraton sırasında tamamen **bitkin düştüm** ve durmak zorunda kaldım.
She bonked me on the head with a pillow.
Yastıkla başıma **hafifçe vurdu**.
I accidentally bonked my friend while reaching for the popcorn.
Patlamış mısır almak isterken yanlışlıkla arkadaşıma **hafifçe vurmuş oldum**.
By mile 20 of the race, I totally bonked and could barely move my legs.
Yarışın 20’nci milinde tamamen **bitkin düştüm** ve neredeyse bacaklarımı hareket ettiremiyordum.
The kid laughed when his toy robot bonked into the wall.
Oyuncak robotu duvara **hafifçe çarpınca** çocuk güldü.