"bode" in Turkish
Definition
Özellikle kötü bir olayın gelecekte olacağını gösteren ya da buna işaret eden durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi dilde kullanılır. Çoğu zaman kötü bir şeyi önceden bildirir ('bode well', 'bode ill'). Günlük konuşmada nadiren yer alır.
Examples
The dark clouds bode rain.
Kara bulutlar yağmurun **işaretidir**.
A falling stock price does not bode well for the company.
Düşen hisse fiyatı şirket için **iyi bir işaret değildir**.
Bad test results bode trouble ahead.
Kötü sınav sonuçları önümüzdeki sorunların **işareti**.
I'm afraid these empty shelves don't bode well for the future.
Bu boş raflar geleceğimiz için **iyi bir işaret değil** diye korkuyorum.
All those warning signs really bode ill for our plans.
Tüm o uyarı işaretleri gerçekten planlarımız için **kötüye işaret**.
Does her silence bode anything in particular, or am I just overthinking?
Onun sessizliği bir şeyi **işaret ediyor** mu, yoksa ben mi fazla düşünüyorum?