"bobbling" in Turkish
Definition
Bir şeyin hafifçe ya da istikrarsız şekilde yukarı-aşağı veya yanlara doğru sallanması.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok küçük, tekrarlayan ve kontrolsüz hareketler için kullanılır. Sporda topu düzgün tutamama anlamına gelebilir.
Examples
The toy was bobbling on the shelf.
Oyuncak rafta **sallanıyordu**.
He walked, his head bobbling with every step.
O yürürken, her adımda başı **sallanıyordu**.
The kitten's little paws were bobbling as it played with the ball.
Yavru kedinin küçük patileri, topla oynarken **titriyordu**.
She caught the cup after it started bobbling dangerously close to the edge.
Fincan tehlikeli bir şekilde kenara **sallanırken** onu yakaladı.
The football slipped from his hands, bobbling before he finally grabbed it again.
Futbol topu ellerinden kaydı, tekrar yakalamadan önce **sallandı**.
I could see my phone bobbling in my bag as I walked down the street.
Sokakta yürürken telefonumun çantamda **sallandığını** görebiliyordum.