"bloodiest" in Turkish
Definition
En çok kan dökülen, şiddetli ya da ölümcül geçen olay veya durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle savaşlar veya çok şiddetli olaylar için kullanılır. Küçük yaralanmalar için tercih edilmez; etkileyici, ciddi bir anlamı vardır.
Examples
That was the bloodiest battle of the war.
Bu, savaşın **en kanlı** savaşıydı.
The movie is the bloodiest I have ever seen.
Bu film, şimdiye kadar izlediğim **en kanlı** film.
July was the bloodiest month for the police this year.
Temmuz, bu yıl polis için **en kanlı** ay oldu.
Many consider the civil war one of the bloodiest in history.
Birçok kişi iç savaşı tarihteki **en kanlı** savaşlardan biri olarak kabul ediyor.
That was honestly the bloodiest fight I've ever witnessed.
Açıkçası, gördüğüm **en kanlı** kavgaydı.
Video games today can have some of the bloodiest scenes imaginable.
Günümüzdeki video oyunlarında hayal edilebilecek **en kanlı** sahneler olabilir.