"blindsided" in Turkish
Definition
Birini hazırlıksız, beklemediği bir anda eleştirmek, şaşırtmak veya saldırmak anlamında kullanılır. Genellikle bir şok ve hazırlıksızlık hissi yaratır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada sık kullanılır; genellikle edilgen yapıda ('blindsided oldum') geçer. Sürprizden ziyade hazırlıksız ve olumsuz bir anlam taşır.
Examples
I was blindsided by the sudden news.
Ani haberle **hazırlıksız yakalandım**.
He felt blindsided by her decision.
Onun kararıyla **hazırlıksız yakalandığını** hissetti.
The company was blindsided by the competitor's move.
Şirket, rakibin hamlesiyle **hazırlıksız yakalandı**.
She totally blindsided me with that question in the meeting.
Toplantıda o sorusuyla beni tamamen **gafil avladı**.
I didn't see it coming—I was completely blindsided.
Hiç beklemiyordum—tamamen **hazırlıksız yakalandım**.
After the meeting, many employees felt blindsided by the changes.
Toplantıdan sonra birçok çalışan değişikliklerle **hazırlıksız yakalandıklarını** hissetti.