"blending" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla şeyi pürüzsüz bir şekilde bir araya getirip kaynaştırma sürecidir. Renkler, malzemeler veya fikirler için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Yemek, sanat ve fikir birleştirmede sık kullanılır. 'blending colors', 'blending flavors', 'blending in' gibi ifadelerde geçer. 'Mixing'den farklı olarak, uyumlu ve pürüzsüz bir birleşim ifade eder.
Examples
She is blending the fruits to make a smoothie.
O, smoothie yapmak için meyveleri **karıştırıyor**.
The artist is blending colors on the canvas.
Sanatçı, tuvalde renkleri **karıştırıyor**.
Blending different spices gives the soup a unique taste.
Farklı baharatların **karıştırılması**, çorbaya eşsiz bir tat verir.
Good teamwork is all about blending everyone’s strengths.
İyi bir ekip çalışması, herkesin güçlü yönlerini **harmanlamak** demektir.
He had trouble blending in at his new school.
Yeni okulunda **uyum sağlamakta** zorlandı.
Modern music is all about blending different styles and influences.
Modern müzik, farklı tarz ve etkilerin **harmanlamasıdır**.