"blabbering" in Turkish
Definition
Sürekli ve önemsiz şeyler konuşmak, çoğunlukla rahatsız edici veya gereksiz şekilde.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmi ortamlarda, biraz küçümseyici veya sıkılmış bir tonda söylenir. Özellikle çocuklar ya da çok konuşan biri için kullanılır. Resmi konuşmalarda uygun değildir.
Examples
The children were blabbering in the back seat.
Çocuklar arka koltukta **gevezelik ediyordu**.
He keeps blabbering during class.
Ders sırasında sürekli **gevezelik ediyor**.
Please stop blabbering and listen.
Lütfen **gevezeliği bırak** ve dinle.
She started blabbering about her weekend as soon as she arrived.
Geldiği gibi hafta sonu hakkında **gevezelik etmeye başladı**.
I couldn't concentrate with all that blabbering going on.
Tüm bu **gevezelik** nedeniyle odaklanamıyordum.
You’re blabbering again—what’s your point?
Yine **gevezelik ediyorsun**—anlatmak istediğin ne?