"binds" in Turkish
Definition
Bir şeyi ip veya benzeriyle bağlamak; ayrıca yasal ya da duygusal olarak bağlamak veya sorumlu kılmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki veya edebi ortamlarda kullanılır: 'the contract binds both parties.' Duygusal ya da fiziksel bağlamlar için de kullanılabilir. Gündelik dilde pek kullanılmaz.
Examples
She binds the boxes with string.
O kutuları ip ile **bağlar**.
The law binds everyone equally.
Yasa herkesi eşit şekilde **bağlar**.
He binds the papers together with a clip.
O, kağıtları bir ataçla **bağlar**.
The contract binds both companies to deliver on time.
Sözleşme her iki şirketi de zamanında teslimat yapmakla **bağlar**.
Tradition binds families together, even when they're far apart.
Gelenek, aileleri uzakta olsalar bile bir araya **bağlar**.
Sometimes, fear binds us more than chains ever could.
Bazen korku bizi zincirlerden daha fazla **bağlar**.