Type any word!

"bestow on" in Turkish

bahşetmekvermek (birine)

Definition

Birine resmi veya onursal olarak bir şey (ödül, hediye veya unvan gibi) vermek.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya edebi bir ifadedir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. Çoğunlukla onur, unvan, ödül için: 'bestow an honor on'. 'on' veya daha resmi olan 'upon' ile kullanılır. Günlük vermeler için uygun değildir.

Examples

The king bestowed on him the title of knight.

Kral ona şövalye unvanı **bahşetti**.

The committee bestowed on her a special award for her work.

Komite ona çalışmalarından ötürü özel ödül **verdi**.

The school bestowed on him a scholarship.

Okul ona burs **verdi**.

The city decided to bestow on the artist the key to the city.

Şehir, sanatçıya şehrin anahtarını **verme kararı aldı**.

They wanted to bestow on her their highest honor for bravery.

Ona cesareti için en yüksek onuru **bahşetmek istediler**.

This medal is bestowed on those who show true leadership.

Bu madalya, gerçek liderlik gösterenlere **verilir**.