"besotted" in Turkish
Definition
Birine ya da bir şeye öyle derinden tutulmak ki aklı başından gider; ayrıca, yoğun alkol etkisiyle kendini kaybetmek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya mizahi bir sözcük. 'besotted with/by' ile kullanılır ve karşılıklı, sağlıklı aşkı değil, aşırı veya gülünç tutkuyu yansıtır.
Examples
He was completely besotted with her.
O, ona **körkütük aşık** olmuştu.
She became besotted after just one date.
Sadece bir buluşmadan sonra **aklı başından gitti**.
He looked besotted after drinking too much.
Çok içtikten sonra **sarhoş** görünüyordu.
Janet was so besotted she didn't notice anyone else in the room.
Janet o kadar **körkütük aşık** olmuştu ki odadaki diğer insanları fark etmedi.
He’s totally besotted by his new puppy—it’s all he talks about.
Yeni yavru köpeğine tam anlamıyla **körkütük aşık**—hep ondan bahsediyor.
People joked that she was besotted with her favorite band, following them everywhere.
Herkes, en sevdiği gruba **körkütük aşık** olup peşlerinden her yere gittiğini söylüyordu.