"belied" in Turkish
Definition
Bir şeyin gerçekte olduğundan farklı bir izlenim vermesi ya da gerçekleri gizlemesi durumunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmi dille kullanılır. 'appearance', 'smile', 'expression', 'reputation' ile sıkça görülür. Görünüş ile gerçeklik arasındaki farkı vurgular. 'deny' (inkâr etmek) ile karıştırmayın.
Examples
Her calm face belied her nervousness.
Onun sakin yüzü, gerginliğini **gizliyordu**.
His words belied his true feelings.
Sözleri gerçek duygularıyla **çelişiyordu**.
The peaceful village scene belied the recent troubles.
Huzurlu köy manzarası yakın zamandaki sorunları **gizliyordu**.
Her friendly smile belied her disappointment about the result.
Onun samimi gülümsemesi, sonuçtaki hayal kırıklığını **gizliyordu**.
His cheerful attitude belied how tired he really was after the long trip.
Neşeli tavrı, uzun yolculuk sonrası ne kadar yorgun olduğunu **gizliyordu**.
The confident tone in her voice belied her uncertainty about the decision.
Sesindeki kendinden emin ton, kararla ilgili belirsizliğini **gizliyordu**.