"bear with" in Turkish
Definition
Birine veya bir duruma karşı, gecikme veya sorun sırasında sabırlı davranmak veya tolere etmek.
Usage Notes (Turkish)
Özellikle müşteri hizmetlerinde, gecikme ya da sorunlarda nazikçe sabır istenirken kullanılır; hayvan olan 'ayı'yla alakalı değildir.
Examples
Please bear with me while I find your file.
Lütfen dosyanızı bulurken bizimle **sabırlı olun**.
Can you bear with us during this short delay?
Bu kısa gecikme sırasında bizimle **sabırlı olabilir misiniz?**
Thank you for bearing with the noise; the work will finish soon.
Gürültüyü **idare ettiğiniz** için teşekkürler; çalışmalar yakında bitecek.
If you could just bear with me a second, I'll pull up your account.
Eğer bir saniye **sabırlı olursanız**, hesabınızı hemen açacağım.
Thanks for bearing with all the changes lately.
Son zamanlardaki tüm değişiklikleri **sabırla karşıladığınız** için teşekkürler.
We're updating our system, so please bear with us if things are a bit slow.
Sistemimizi güncelliyoruz, bu yüzden bir yavaşlık olursa lütfen **sabırlı olun**.