"beam" in Turkish
Definition
'Kiriş', binaları destekleyen uzun bir tahta veya metal parçası; 'ışın', bir ışık ya da enerji çizgisi; ayrıca çok mutlu bir gülümseme anlamına gelir. Fiil olarak, parlakça gülmek veya ışık/sinyal göndermek demektir.
Usage Notes (Turkish)
'Steel beam', 'laser beam' gibi terimelerde çok görülür. Fiil anlamında 'beam at someone', birine parlakça ve mutlulukla gülmek demek; normal “smile”dan daha güçlüdür. Anlamı bağlama göre değişir.
Examples
A bright beam came through the window.
Parlak bir **ışın** pencereden içeri geldi.
The roof is held up by a wooden beam.
Çatı, ahşap bir **kiriş** ile tutuluyor.
She beamed when she saw the gift.
Hediyeyi görünce **parladı**.
The presenter beamed at the audience after the applause.
Sunucu alkışlardan sonra izleyicilere doğru **parladı**.
A red beam scanned the package at the checkout.
Kırmızı bir **ışın** kasada paketi taradı.
They had to replace the cracked support beam before reopening the store.
Mağaza yeniden açılmadan önce çatlamış destek **kirişi** değiştirmek zorunda kaldılar.