Type any word!

"banishment" in Turkish

sürgün

Definition

Birini özellikle ceza olarak bir yerden zorla uzaklaştırmak ve geri dönmesine izin vermemektir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmî veya tarihî bağlamda kullanılır; 'banishment from...' şeklinde geçer, 'exile' ile yakındır ama cezalandırma eylemine vurgu yapar. Gündelik konuşmada nadirdir.

Examples

The king ordered the banishment of the thief from the city.

Kral, hırsızın şehirden **sürgün** edilmesini emretti.

His banishment lasted for ten years.

Onun **sürgünü** on yıl sürdü.

They faced banishment for breaking the law.

Yasa ihlali nedeniyle **sürgün**le karşı karşıya kaldılar.

Exile was seen as a harsh banishment and carried a heavy stigma.

Sürgün, sert bir **sürgün** olarak görülüyordu ve büyük bir leke taşıyordu.

Rumors of her banishment spread quickly throughout the village.

Onun **sürgünü** ile ilgili söylentiler köyde hızla yayıldı.

For some, banishment was even worse than imprisonment.

Bazıları için, **sürgün** hapis cezasından bile daha kötüydü.