"ballsy" in Turkish
Definition
Korkusuzca risk alabilen, şaşırtıcı şekilde cesur veya yürekli olan kişileri tanımlar. Genelde rahat ve hafif provoke eden ortamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan ortamlarda tercih edilir; bazen kaba olabilir. 'Yürekli karar', 'cesur adım' gibi kalıplarda sıkça kullanılır. Yanlış ortamda kullanırsan yanlış anlaşılabilir.
Examples
That was a ballsy thing to say in class.
Sınıfta öyle bir şey söylemek oldukça **cesur** bir davranıştı.
She made a ballsy decision to quit her job.
İşinden ayrılmak **yürekli** bir karardı.
That's a ballsy move for someone his age.
O yaşta böyle **yürekli** bir adım atmak gerçekten cesaret ister.
Wow, that was really ballsy of you to ask for a raise.
Vay, zam istemek gerçekten **cesur** bir hareketti.
His ballsy comeback surprised everyone at the meeting.
Toplantıdaki **yürekli** cevabı herkesi şaşırttı.
I like your ballsy attitude—you always speak your mind.
**Yürekli** tavrını seviyorum—her zaman açık konuşuyorsun.